“ sevmeden uğraşılan meşguliyetler gibi şimdi yaşamak şuramda
şuramda bir yağmur, şuramda bir sağanak,
üşüyorum
ve yokluğunla solup duran bir ruhla
ağır ağır
yasımı
yaşıyorum …”
kayboldum belki
ama ağlamıyorum …
ve hala
bütün gölgeler çekildiğinde gölgemin yanından
ve biraz olsun susup beni bana bıraktığında yaşam
günün hangi anı, gecenin hangi yarısı olursa olsun
ben yine ezber adım ve kırgın kalp, senin hayaline sokuluyorum
çünkü, ancak o zaman üşümüyor yüreğim
ve ancak o zaman biraz nefes alabiliyor, nefes darlığı çeken kalbim
ey aşk, ey kalbimin duası, işit beni !
sensiz bütün gecelerin siyahıyım ben, gör !
bu mektubun zarfı çığlığım, içi dileyiştir, duy !
adresi meçhul, hüznümün sahibi ,yitenim, dön ne olur
dön yada sesini duyur
kayboldum ben, kayboldum
ve bu yağan yağmur sensin, biliyorum …
kayboldum belki
ama ağlamıyorum …
farkında mısın ? her şey biraz eskiyor yer yüzünde
her şey biraz yıpranıyor...yoruluyor biraz
biraz usanıyor
kendi renginden bile çiçek, kendi canından bile yaprak
sonra bir de bakıyorsun bir akşam rüzgarına
kendini bırakıveriyor gözlerini kapayarak
oysa ben
senli her hatıramı tekrar tekrar dolaştırmaktan bıkmıyorum kalbimde
ki bir zamanlar beyaz güvercinlerin uçtuğu bu kalbimin gökyüzünde
şimdi ikimize birikip, yalnızca kendime yağıyorum…
ve hayallerimi bile çürüten bir aldanmışlıkla gezinip duruyorum günlerimin içinde
umutsuz, hevessiz…sensiz.
rutubetten yıkılmayı bekleyen bir konak misali bir bakıma,
ayakta durmaya isteksiz
benim kollarım sanki camdanmış ve sanki gidişinle kırılmış
şimdilerde hiçbir şeylere tutunamıyorum
ve anlıyorum
bir aşkı hiç bir şey karşılamıyormuş
bir aşkı, kendisi dışında hiç bir şey
karşılamıyormuş
hiç bir şey….
canım yanıyor…canım çok yanıyor
yinede sormaya korkuyorum
ahh ! sahibi benim yitik ülkemin, ahh ! en mutlu yenilgim,
şimdi adım acaba neyi karşılıyor sende ?
adım neyi çağırır içinde ?
mesela,sokulur mu hala adımın yakınlarına aşk ?
ve adım, sokulur mu ,o güzel dudaklarının kıyısına
sanmıyorum…
sanmıyorum, onca üzüntüden sonra
ama
eğer bir kabuksam bile şimdi bir yarada
kopartma beni……kopartma ne olur….ne olur…….
bırak beni, beni sevdiğin günlerinin hatırına
bırak_________
biraz daha kalayım, yakınında…
evet belki kayboldum
ama ağlamıyorum inan…
yakın yada uzak
güvende hissedemedikten sonra biri kendini, diğerinin varlığında
farkı yok, demiştin sen
yada sen dememiştin de, ben geçirmiştim içimden
yakın yada uzak, güvende hissedemedikten sonra
kalpte şiir
şiirde ay ışığı
ay ışığında deniz
fark etmez
hiç okunmamış durur, ilk satırın sonrası
yakın yada uzak, sen izin vermedikçe
güven biriktirsin diğeri içinde
her aşk benzer demiştin,
bir kelebeğin ölmesine…
yada sen dememiştin de
ben söylemiştim belki, bunu da kendime…
ama şimdi
öldü mü bizim kelebeğimiz ?aşkımız gerçekten bitti mi ?
ki bir kelebek
eğer tek bir gece bile
ay ışığında süzülememişse
_________söylesene,nasıl mutlu ölebilir ki ?
kayboldum belki
ama ağlamıyorum, inan ki…
bu ağrılar geçsin diye bekliyorum sadece,
geçsin diye
sahi, acaba geçer mi ?
ama her kıpırdanışımda bu sancı böyle saplandıktan sonra
başka ne yapabilirim ki ?
unutmadan bu aralar
gündelik “laf olsun sevdaları” geçiyor yanımdan kıyımdan
adları ikinci seslenişe unutulan tanışıklıklar sonra
sonra bildiğin o kalabalıklar
seni unutmak için neleri denediğimiyse hiç sorma, hiç hem de
hele de ilk zamanlar…
olmuyor…
ki sen değilsin,
neredeyse kendi adım içimde unutulan, sen değilsin, sen hiç değilsin inan..
sen,
hala uykulara sığınırken mırıldandığımsın
ve sımsıkı kapadığım gözlerimden,yastığıma sızan özlem …
uyku dedim ya, yeri gelmişken
kimi geceler rüyalarımda
ıslanırken görüyorum kendimi, karanlık ve buz gibi bir yağmurda
işte o zaman, saçlarımın bütün rengi akıyor benim omuzlarıma
bende bir korku, bende bir telaş, bir çırpınış görmelisin
rengiyle beraber sanki beni terk ediyor, saçlarımdaki dokunuşlarında
ve ağlayarak uyanıyorum, çocuklar gibi ağlayarak
yokluğuna…
kayboldum belki
ama ağlamıyorum şimdi…
yoruldu gözlerim ve sustuğu saatler artık her şeyin
gün ışığı talan geceye, ben viran ardından
ve burada, gece çökecekmiş gibi, sanki bu yağmurlarla birazdan
yollarım, kendime tuzak
sızım, diz boyu
can taşkını, yalnızlık
ey ömrümden, anlamını da alıp giden
bir kalp kışa direnmek için
neyini gözden çıkartır, söyler misin ?
kendini mi tümden ?
kalbini mi hepten ?
oysa,
oysa, şimdi şu telefon çalsa ve beni sesin karşılasa
bilirim unutmak süresidir bütün kederlerimi ilk “merhabanla”
yada şu kapı açılsa, bu yağmur armağan etse seni bana
bilirim geçmek süresidir hüzünlerimin, sarılmamla boynuna
ey aşk, ey kalbimin duası, ey sevgili
işit beni ! sensiz bütün gecelerin siyahıyım ben, gör beni !
bu mektubun zarfı çığlığım, içi dileyiştir, duy !
adresi meçhul, hüznümün sahibi ,yitenim, dön ne olur
dön yada
sesini duyur
kayboldum ben, kayboldum
ve bu yağan yağmur sensin, biliyorum …
……………………….
………….
…
* ben geldimmmm millet : ) çok uzatmıycam herkes iyi mi bakalım ?
yok,,yok,, içim rahat etmiycek benim : )) tamam soyunun : )) muayene edicem : )
nee ?? hayır doktor değilim : )) şart mı yani bu soyunmanız için : )
neyse çalan şarkı arkadaşlar, yaşı olmayan kadınlar kategorisinin
en bi güsel ve en bi şahane örneklerinden olan
ve sizin “anna” diyebileceğiniz,,benimse zaten “canım” : ) dediğim
“anna vissi”ye ait olup
harbiden de dinlerken içe efkarı tonla yığan bi şarkı değil midir sizcede : )
hemen “aa evet öleymiş hakkat” ,”yok be o kadar da güzel dilmiş” filan gibi
fikir beyan etmeyinnnnnnnn : )) iş olsun diye sordum : ))
bence tartışmasız direk rakılıktır : ) konuda kapanmıştır : ))
..şarkıyı anlattık şimdide yukarıdaki resimden bahsedeyim ki
bunlara aslında resim denmeyip swf,,movie filan yani farklı formatta
hareketli resimler deniyo sanırım…neyse ne burası detay : )
ben bunu geçen bi can sıkılması anında kendimden geçtiğim saatlerde : ))
/buna bi nevi kriz diyelim biz : )) / işte o anların birinde rastladım
ki o günde resimdeki hatun öle sırtı dönük oturuyo
ve o damlalar yine süzülüyo ve kahvesi hiç soğumadan dumanlar çıkartırken
hatunda bişiler yazıyodu
aradan kaç gün geçti : )) hala devam ve herşey aynı : ))
yuhhhhh, diyorum kendisine buradan : )
kızım amma birikmişsin sende ha kaç gün oldu be yaz yaz nereye kadar
hayır bi dönsen ,,az başını kaldırsan
“bebeğim nedir mevzu ne senin derdin döküllll” filan diycem
hem bi yüzünüde görmüş olucaz : )) ama yok gıcık o gün bu gündür
kafasını kaldırmış değil : )) hayır ben ayarsızlığında biri rastlarsa diye yazıyorum : ))
“bekleme hacım dönüp bakmıyo bile ben neler dedim valla : ) ıı ıhh gık demiyo”
neyse bide bu resmi bulduğum an neredeyim ben be diye siteye baktım kendime gelirken : ))
“ohaaa ama şafakkk”dedim kendime . ))
bi kore forumunda geziyorumuşum meğerse ben
hemde kimbilir ne kadar zaman : )) ve farkında bile olmadan
hayır yazı karakterleri farklı ,,semboller şekiller bi bişiler, her şeyleri farklı : )
be adam onca zaman hiç mi dikkatini çekmedi demi : ))
ee işte dedim ya kriz anı gibi geçiyo bende can sıkıntısı anları, diye : ))
neyse şarkının ve resmin olayını anlattım,,şimdi ufaktan kaçarım
zaten sizde soyunmuyosunuz : )) ee bende bu saatten sona
sekiz sene tıp okuyup kafayı hepten kıramıycam : )) zaten ayar tutmuyo : )
en güzeli size güzel günler dileyip, uzamak sayfadan : )
herkese,sevgiler : )
|