aynı mahallenin çocukları ...


Kısa Film: Yıldızlar Sönerken from 16:9 on Vimeo.

sekiz dakikalık kısa bi filmdir bu arkadaşlar : )
ve izleyin derim ben …
hem ne ki sekiz dakika,, nerelere gitmiyo ki : )
evet belki şok olmuycaksınız sonuna geldiğinizde
yada yepyeni bişeyler söylememiş olacak size
yani bildiğiniz şeyler daha öncesinden de
ve birden algınızı değiştirmiycek,
dedim ya hayatın içinden bişey aslında
ama bittiğinde
herkesin içinde, uzun yada kısa ama illa bi cümle yeniden akacak …
sanıyorum ..
ya tamam : ) en kötü ihtimalle
“lan gitti sekiz dakikam” diye çemkirmiyceksinizdir bu yani : )
ve müzik eklemedim bu kez sayfaya
çünkü içinde kendi müziği var filmin : )
ve bir de bu yazı sadece üç dört gün kalacak geçici bi yazıdır
belki de sessizce dursun istediğimden müzik ekleyesim gelmemiştir
bilmiyorum : )
ayrica biraz dağınık da bi yazı olucaktır bu muhtemelen
hani kalın bir iple
bir yere bağlanmıyo gibi olacaktır sonu sanıyorum
o yüzden beklentili okumayın arkadaşlar : )
bu yazi,,
“lan artık yüz yaşına geldim, ne olsa şaşmam artık ben”
dediğim bi yerde : )
şaştiğım bi olay üzerinedir : ) bu sadece ;

_____ bazen aynı yerde büyümesen bile,
ki aynı havayı solumasan
sonra aynı kaldırımlarda pabuçlarını eskitip hırpalamasan
ve aynı duvarın üzerine oturup “büyüyünce”
diye başlayan cümleler hiç kurmamış olsan dahi
içine dost gülüşüyle sokulunca biri
ne bileyim, hani doğru kapılarından girince
veya pencereni “hadi gel” dercesine tıklatınca
ve içinin o sesin çağrısına doğru sokuluşuna şahit olunca
sen
öyle sayarsın ki
“biz aynı mahallenin çocuklarıyız” onunla …
ki aynı toprakta yeşermeseniz de, aynı iklimin çiçeği
aynı şehirde büyümeseniz de, aynı yılların şahidisinizdir bir şekilde
ve sıkıntınızı ve gülüşünüzü
onunla bölüşmekten çekinmez
ki onun sıkıntısını
ve sevincini de kendinizin sayarsınız
ki içinizden gelen herşey gibi kendiliğinden 
yaparsınız bunları,
yaparsınız
üstelik niye yaptığınıız sorgulamak bile gereksizdir
çünkü
çünkü biliyorsundur,
biliyorsundur
arkadaşlar
iyidir …

________ aslında hayat bazen ne garip
düşünsenize, hani bizler,,sen, ben,, o,, hepimiz bir şekilde ve bir anda
yalan söyleyebiliyoken ve bu
durumumuzu o an için en azından kurtarıyorken
çözümün doğruluğu ve yanlışlığını tartışmıyorum : )
ama hani işe yariyoken
- neredeydin ?
- çaliştim iş işte ve feci yorgunum
/yalannnnnn : ) dişarıda takildı aleme aktı bu, misal : ))/
yani insanların çoğu 
kullanıma müsait bir yalan kolaylığına sahipken
şu yaşadığımız gerçeklikte
bu devirde, şu günlerimizde
sahici pinokyonun aramızda olduğunu düşünsenize bi an : )
evet evet pinokyo : ))
bildiğin yalan söleyince burnu uzayan şu yaramaz kukla : )
işte o
düşünsenize,,bi durumla karşilaştı ve hemen yalan söylese sıyirıcak : )
ee haliyle deniyo tabiki o da : )
ama saniyesinde yalanı yakalaniyo : ) niye ? ee burnu uzuyo çünkü : )
oysa, sen,,ben,,,herkes bi güzel söyleyebiliyoken
zavallı pinokyocuk her denemesinde aninda : )
“yalancisın olum sen” yaftasını yiyiveriyo : )
eeee ?? şimdi bu durumda
en kırılan kalp pinokyonun kalbi değil midir : ) sorarım size
herkes bir yalanın işlevsel kolayliğında yeri geldiğinde fink atabilirken : )
pinokyocuk hem yalan söleyip durumunu kurtaramiyo
ve bu yüzden zorda kalıyoken
hem de yalanının yakalanışı ve yüzüne vuruluşuyla
kalbi fazladan bi kere daha kırılan olmuyo mu ? : )
yazık değil mi bu pinokyonun burnu uzatan lanetine yaaa : )
6 milyar insan yani biz gerekince deneyelim : )
ve tutunca ohh,,kolaylığını yaşayalım, sefasını sürelim : )
ama pinokyo hep yakalansın ve
bi onun adi, yalnizca onun adı
“yalanci pinokyo” olsun : )
valla haksızliğın kralı : ))
kısaca bu günkü yer yüzü gerçekliğinde
şu günlerde
pinokyo aramızda yaşasaydı
en kalbi kırık kişi olucaktı bu kesin : ) kesin …

_____ hani hep denir ya blogcu
yada belki etrafımızdan duyarız ya hani net ortami için
“oğlum orası sanal alem be” diye
hani üstü örtülü bi aşağılanir ya burası : )
bi etiketlenir, bi damgalanır ya, çok bilmişlerce
bence alemin adi çikmış arkadaşlar : )
yoksa elem de bi kusur yok kanımca
sanal olan aslında insan : )
yani gündelikte…sonra ne bileyim nette,,hatta uzayda : ))
kendi gibi olan
her yerde kendi gibidir …
ve kendinden yapi olarak uzaklaşmaya müsait insan
bunu her ortamda yapar veya yapabilir…
kimse nete çamur atmasın : ))
varsa bi sanal : ) o da insandır asıl : )

/neyse blogcu,,dur : ) damardan dalicam biraz : ) geldi ne yapiim : ))/

_____ evet bazen bi ses duyarsın, bi sesleniş  bi gülüş yada
yada omzuna dostça konmuş bir elin sıcaklığını hissedersin sırtında
içine bi güven duygusu gelir, bi rahatlık
ve kendini sakınmamak, çekmemek güveni
çünkü, başını çevirmeden bilirsin ki, o arkadaşındır
ki evet bazen hayat anlayışsız veya düzenbazdır
ve yaşamak sanıldığı kadar her daim harikalar diyarı değildir
ve içinde soluk alıp verdiğin anlarla kıyas
ruhuna dakikalar bile
incitici
ve kötü gelebilir
ama …
ama …
en azından
arkadaşlar iyidir …
üstelik hangimize olmaz ki bazen
hani sıkışır kalırsın çünkü mutsuzluk daracıktır,
ve o hapislikte her kımıldanış çaban bi kat daha can yakıcı
ki illa dört duvar da değil bazen,  tutsaklık her yerde
oysa sen biliyorsundur,
tek bir insanın içi dahi
aslında bütün dünyadan daha geniştir
ama yinede niyeyse o aralar dünyanın eli sana soğuk
ve hayli üveydir
ve kimi günler  24 bıçak darbesi gibi
peş peşe acısı geçmeyen saatlerdir
ama … ama yine de, bütün bunların arasında bile,,bilirsin ki
arkadaşlar
arkadaşlar iyidir …
ki dedim ya en başta
hani bazen aynı yerde büyümesen bile,
ki aynı havayı solumasan
aynı kaldırımlarda pabuçlarını eskitip hırpalamasan sonra
sonra aynı duvarın üzerinde birlikte hayaller kurmasan, dahi
içine dost gülüşüyle sokulunca biri
ne bileyim, hani doğru kapılarından girince
veya pencereni “hadi gel” dercesine tıklatınca
ve içinin
o sesin çağrısına doğru sokuluşuna şahit olunca
sen
öyle sayarsın ki
“biz aynı mahallenin çocuklarıyız” onunla …
ki aynı toprakta yeşermeseniz de, aynı iklimin çiçeği
aynı şehirde büyümeseniz de, aynı yılların şahidisinizdir bir şekilde
ve sıkıntını da
ve gülüşünü de
bölüşmekten çok çekinmezsin
tıpkı onun sıkıntısını
ve gülüşünü de kendinin saydığın gibi
yaparsın bunları, yaparsın
üstelik niye yaptığını sorgulamak bile gereksizdir
çünkü bilirsin,
hayat çoğuna acımasız ve kötüdür
ama …
ama ...
ama arkadaşlar
iyidir …

______ niye böyle daldım : )
öyle işte,,daldım,,dalarım ben : ) kime ne : ))
belki kısa bir sürede “aynı mahallenin çocuğuyuz saydığım biri” için
belki de dediğim gibi
“yüz yaşına geldim, ne olsa şaşmam artık ben”  dediğim bi yerde : )
bir kere daha şaşıp kaldığım : ) bi olay üzerinedir : )
hepsi bu sadece
ve evet yazı pembe değil : )
evet koyu mavi de değil : )
hatta bilinçli olarak masmavi değil yazı rengim : )
bilerek açık mavi yani,
çünkü o kadar mavi değil diye
ya anlatacaklarım,
yada satırların aralarına gizlediklerim : )
bu yüzden, böyleyken böyle der : )
ve gülümser : )
sonrada güzel olsun günleri sizin diyerek, kaçarım
yıldızları sönmesin hiçbirinizin ...
ha bi de unutmadan : ) ayrıca herkesi de öperim : )
/ya neeeee ??? dudaklarima güveniyorum ne var bunda : ))/

 

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>
@

  1. Yazan: gunaydinim | Tarih: 2009-09-01 18:49:40 Saat: 2009-09-01 18:49:40
    Konu: şairim
    Biz aynı mahallenin çocuğumuyuz seninle??
    EVET bence öyle. Sen köşe başında ki bakkalın hemen yanıbaşında ahşap büyük kapılı evde oturuyorsun. Ben aynı sokağın çaprazında mavi kapılı kireçle boyalı evde.. Hani akşamları kapısının önünde açan sarı,mor akşam sefaları var ya, orada işte..
    Sen gelip geçiyorsun pencerenin önünden, güzel gülüşün geçiyor sokaktan,
    sonra ardınsıra bıdık bıdık yürüyen cümleler geçiyor,
    kah neşeli kah elleri ceplerinde hüzünlü...
    evet biz aynı mahallenin çocuğuyuz seninle...


    Bak top patladı patlayacak.Hadi gel pide almaya gidelim mi seninle??

    ******
    : )
    evet ama büyük kapılı evde sen oturuyosun : )
    mavi kapılı kireçli evdeyse ben
    ki gerçekte de öyle olduğu gibi : )
    /tahta mavi kapılı ve tahta mavi pencereli ve badanalı : )/
    ve evet gülüşüm herkesin gülüşü gibi sıcak
    ve herkesin ki kadar, güzel
    ama hani belki sana rastlayınca : )
    hani mahallede akşam üzerleri
    ki sen evinizin önündeki merdivende otururken muhtemelen
    hani ne haber kız diye gülerken ben : )
    daha bi güzelleşiyodur : ) bu olabilir : )
    ama bil
    sende uzun elbisenle ip atlarken
    mahallenin egüzel çiçeği gibi zarif
    ve en sevdiği ağacın en sevdiği dallarında eğlenen
    serçeler gibi neşeli görünüyorsun : )
    ha bi de sustuğun zaman
    erken iniyodur mahalleye akşam üzerleri
    sen muhtemelen bunu da bilmiyosundur : )
    evet aynı mahallenin çocuğuyuz biz
    bu bi sır değil : )
    güzel olsun akşamı senin
    ve çık ara ara
    mırıldan yine sokağın kıyısında sek sek oynarken şarkılarını
    ben işitirim elbet
    ki mahalle korur zaten kendi çocuklarını ...



    Düzenleyen safakk1 gün: 1/9/2009 saat: 19:32

    Baglanti >

  2. Yazan: aycademiray | Tarih: 2009-08-19 10:41:33 Saat: 2009-08-19 10:41:33
    Konu: birkaç
    gündür tıklıyorum ve nedendir bilmem ne filmi izledim ne de yazıyı okuyabildim.İstemedi canım.Bu aralar Pembeyi daha çok seviyorum galiba :))

    ******
    : )
    oluyo öyle arada ya : )
    misal bende şu an reçelinden peynirine
    kıvarmış ekmeğinden domatesine
    yani şöyle orta halli bi kahvaltı önümde hazır duruyoken
    şu yorum altını girmek isterdim : ))
    lakin bi elimde çay diğerinde bisküviyle : ) yaziyorum
    ayrica,,ne diyon sen ya alakasız alakasız yorum alti,,dersen de : ))
    tatile çıkmiyoruz heralde her hafta sen gibi : )
    kafamiz açık değil haliyle o kadar,,,,,diyecek kadar da : )
    suratsız uyandim : )
    neyse gün güzel olsun ya : )
    yani mümkünse olsun : )
    olsa yani,,iyi olur diyorum : ))



    Düzenleyen safakk1 gün: 19/8/2009 saat: 11:27

    Baglanti >

  3. Yazan: nergisden | Tarih: 2009-08-17 10:15:45 Saat: 2009-08-17 10:15:45
    Konu: Mavi şovalye
    Mavinin açıklığı yada koyuluğu şovalyeliği etkilememişki...
    Mavi mavidir diyip mavinin tonlarına haksızlık da edeemem şimdi.
    Okudum yazını...
    Zaten sayfana gelmeye korkuyorum..
    Sana uzunca bir zaman ayırmam gerekiyor çünkü...:)
    Bende işyerinden giren şu zamanı olmayan tayfadanım...
    Hani yazının başlığına da uyacak bak tam yeri söyleyeyim.
    Aynı mahallede oturmuşuz hissi veriyorsun insana, sanki tanıyorum söylediklerini, böyle bir yakınlık, sevimlilik....
    Gelip tanıdık bir resim görmek istiyorum o yüzden.
    Arkadaşlık, dostluk anlamını kaybetmişken, bu konuya değinmen
    Bundan çok yaralı olan beni, bir ayrı sevindirdi ve yazını bir ayrı sevdirdi...
    Tabi geleceğim yine, ekliyorum da seni dost bildiklerime...:)

    Nergis kokulu günler dileyip kaçıyorum.

    *******
    : )
    teşekkür ederim
    şu tenhalıkta ne iyi geldi seslenişin : )
    ve keyifle arkadaş listeme adını ekledim hemen : )
    ve bide aslında sende
    gayet içten ve dostça sesleniyosun ya yazarken
    o yüzden ben de hiç yadırgamıyorum
    ve aynı tanıdıklık hisssiyle yorum altına dalıyorum : )
    ve evet bazen üzen
    yada hayal kırıklığına uğradığımız arkadaşlara
    veya "yok artık " dedirtenlerine bile rastlasak dahi
    ki rastlanır hayat bu : )
    yinede evet yine de : ) arkadaşlar iyidir : )
    ve iyi ki var dedirtenine dilerim sen de sahipsindir ...
    bu arada maviyi her tonuyla sevişin ayrı bi güzel : )
    şimdi çıkmalıyım bende ama daha sık görüşürüz bundan böyle nasılsa : )
    ki aynı mahallede olsaydık bunu karşılaşınca derdim yüzüne
    ama değiliz madem buradan derim ben de;
    ___güzel olsun akşamı senin : )
    ve korkarakta olsa gel tabiki gene : )


    Düzenleyen safakk1 gün: 17/8/2009 saat: 18:56

    Baglanti >

  4. Yazan: halimcegunce | Tarih: 2009-08-12 21:31:41 Saat: 2009-08-12 21:31:41
    Konu: çok güzel...
    Gerçekten de çok güzel hem açık mavi yazın
    Hem de seve seve sekiz dakikamı verdiğim kısa filmin..
    Yüreğine sağlık...
    Dedim ya geçen gün çocuklarım tostları yarım bırktıkları,
    burun kıvırdıkları için Afrikadaki aç çocukları göstermiştim onlara
    ve biraz önce senin filmini de izlettim
    ağaç yaşken eğilir ya
    yürekler küçükken şekillenir ya
    duyarlı olmaları adına,
    insan olabilmeleri adına...
    Ben bir kere izlettim,
    kendileri iki kere daha seyrettiler...
    Teşekkürler...

    bu arada pinokyo şimdi aramızda olsaydı
    heni diyorum BİZİM aramızda
    tahta olduğuna şükrederdi sanki
    ne dersin?...

    Belki açık pembe olabilecek bir anektod sana
    Filmi seyrederken anlatıyorum çocuklarıma
    bakın para kazanmak için
    bu ayakkabı boyuyor
    kız mendil satıyor
    bakın bu da simit satıyor....
    oğlumdan gelen cevap
    - Anne biz ne sattığını görebiliyoruz.:)))))

    ********
    : ))
    varya
    senin oğlanda daha şimdiden feci bi potansiyel görüyorum ben : ))
    bir cevaplarda şafak şekli : )
    bi böyle olaya kestirmeden yakalaşış şeysi : )
    bak bu çocuğa bik bik bik
    "evlen muhabbeti" yapmayin : ))
    hem çocuuu baymayin : )
    hem de kendinizi boşuna yormayın diyim ben size şimdiden : ))
    neyse,,yazı evet değişikti biraz bu defa
    yani yazıdan çok kendi kendimle konuşmanın bi anını
    içimden kopyalayıp : )
    buraya yapiştırma işlemi gibiydi : )
    yazmayada bilirdim ama içimden yazmak gelince
    ben yaparim
    yani mümkün olduğunca ben içime uyarım : )
    ve pinokyo konusuna gelince : )
    yani bu gün aramızda olsaydı tahta olduğuna şükrederdi belki demişsin
    ama o bile zor be : ))
    düşünsene yada az bi bakınsana etrafa
    trafiğe, yollara, ne bileyim gazetelerin üçüncü sayfalarına
    nasıl insan taklidi yapan meşeler var : )
    yani pinokyo bu gün yaşasaydı belki yazıda da dediğim gibi sadece
    sadece,,kalbi çok kırık bi kukla olurdu
    çünkü tahtalıkta : )
    ve hammadde olarak odunlukta : )
    yeryüzünde
    master yapmışçasına harika kalitede malzemeler var o konuda da : )
    yani bana kalırsa
    birincilik : )
    o konuda zavallı pinokyoya kalmazdı sanırım : )
    ve filme gelince,,
    ben çok beğendim
    ve yazıyla yüzde yüz örtüşmese de
    ilintili bulduğum yerleri yüzünden
    ve sizlerde izleyin isteğimden dolayı eklemek istedim : )
    /filmdeki küçük kız : ) tavırları
    sonra mimikleri falan : )
    ne tatlı ne sevimli değil mi : ) bayildım ben : )
    ki en sonunda da filmin yaziyo
    küçük sokak kızına,,diye : )/
    neyse, yorum ve beğenin için teşekkür eder
    ve gülümser : )
    ardından da sana çok güzel bi gece diler bu ben : )
    görüşürüz : )


    Düzenleyen safakk1 gün: 12/8/2009 saat: 23:42

    Baglanti >

  5. Yazan: sevgidaimolsun | Tarih: 2009-08-12 21:22:18 Saat: 2009-08-12 21:22:18
    Konu: izledim
    evet onlar daha büyümeden sorumluluk altına giren küçük adam ve kadınlar..
    nasılda sonunda gözlerindeki mutluluk parıldıyordu..
    mutlu olmasını küçük şeylerde mutlu olmasını bilen bunu başarabilen küçükler onlar..
    hep böyle seyreder üzülürüz..
    ama icraata gelince hiçbirşey yapılmaz..
    sadece uzaktan bakarız içimiz acır okadar..
    onlarla konuşmayı,
    yada azda olsa vakit ayırmayı deneyebiliriz oysaki..
    daldım bende..
    ama senin yorumunun sonu gülümsetti..
    dedimki deli bu şafak..
    hadi bende gülümsedim ..
    iyi geceler şafak
    sevgi
    daim
    olsun

    *****
    : )
    sevgi daim olsun,,,
    varya kaçtır diyorum bunu, artık bende unuttum ama : )
    her defasında içimden tekrarlıyorum : )
    sevgi daim olsun,,ne tatlı bi nicktir bu ya : ) harbiden güzel : )
    neyse
    evet aktivist değiliz öyle çok fazla toplum olarak hiç bi konuda
    ki zaten çözüm anlık sokak rastlaşmasında
    yarı yardım
    yarı kendi vicdanımızı rahatlatma hamlesi değil ki
    yani bence değil en azından gerçek çözüm bu değil...
    sosyal devlet,,sosyal devletiz deniyo ya hep
    işte ilkin bunun içi dolacak
    ve sonra o yapı
    sorumluluklarını
    toplumun en korunması gereken
    ve en savunmasız kesmine uzanarak
    tam olarak yerine getirecek.../ah işte /
    ama hani hepsi de bu değil aslında çok boyutlu
    aile,, geçim,,ve çocuğa bakıştan tut
    dediğim gibi devletin asli görevlerini yerine getirmesine kadar
    iç içe ve her bi ayağı aynı öneme sahip bi konu bu işte...
    kendi geleceğini koruyamayan bi ülke olur mu ya
    hadi onuda geç,,
    bunlar ve sokakta çok daha kötü durumda
    hala çabalamak zorunda
    ve ne yazık ki çalışmak zorunda
    olan
    bu çocuklar
    can ya : / can
    var mı daha bakılacak başka bi yeri,,demi : /
    neyse,,,,, bu konuda 50 sayfa bile yazarım ama
    ama işte ne ki yazmak ? şunu demek bunu anlatmak
    kuru tespit,,,sadece laf,, bilmiş bilmiş sadece konuşmak,,,ne kiiii
    işte bazen hiç değilse böyle konularda en azından
    aktivist olmak şart
    çok şart hemde ve anlık değil
    olaylara uzun soluklu tepkiler verebilen bi topluluğa dönüşmek şart
    ki bir gün,,ancak o hayır bu olsun istemiyorum diyebilen kalabalık
    halkın çoğunluğunu oluşturduğunda
    inanıyorum ki ben
    işte o gün
    herşeyin daha güzel olacağı o ilk gün başlıycak ...
    duruldum işte : /
    yeryüzünün bütün çocuklarının
    mutlu ve çocukluğunu doyasıya yaşayabildiği bi dünya
    pembe gözlüklerle değil
    az başımızı sağa sola çeviripte gördüğümüz gerçekliğiyle
    bu dileğin yani bütün çocukların karnının doyması
    ve sağlıklı şartlarda
    ve huzurlu tabiki
    güvenlice çocukluklarını yaşaması, dileği
    ve o dileğin gerçekleşmesi ümidi
    öyle uzak ki .....
    çok uzak sahiden : /
    ve hayır bu konuda abartısız karamsarlığım : /
    yorum altı biraz karanlık oldu diye bunu dedim
    ama ne yapalım öyle oldu işte,,öyle,,,,
    görüşürüz ... : /


    Düzenleyen safakk1 gün: 13/8/2009 saat: 00:12

    Baglanti >

Get the NeoCounter web counter and many other great free and Premium widgets at NeoWORX!