çocukluğumun kara tahtasına ...

çocukluğumun kara tahtasına
bembeyaz bir tebeşirle çizdiğim kalbin
hayli geç kalan sahibi _______________
nereye uçarlardı martılar yağmurlar yağınca ?
bilmediğimden belki …
su ne zaman kırılırdı ayazda ?
düşünmediğim için …
belki de ellerim küçücüktü,
hepsi yalnızca bu …
yada hiç kimse
ilk düşünü silmeyi istemezdi
sırf bu sebepten
hep
hep
inanmak istedim sana,
gelmedin …
yaşanmamış sevgilerin, en hakikatli yalnızlıklarında
duruşuma sinen bir eğrelti otu sükutuydu, her titreyişimde ceketim
ve annesini bir söğüt ağacı sanan
çorak bir toprağın tasasıyla
sen
beklediğimdin
suyun yürüsün diye çatlaklarıma,
gelmedin …
bir anız yangınında bir tarla kuşu
hani nasıl durursa, yuvasının kıyısında
öyle durdum koşulsuz
düşünmeden sonrasını,
öylesine sorgusuz
biraz nefes,
biraz umut,
biraz, yokluğun
tümünü soludum durdum
yosunla kaplandı ciğerlerim ve umudum
gelmedin …
ilkin sokak çeşmesi yıkıldı, sonrada okuduğum okul
ben yine de ezberimde tuttum
sırf anlatabilmek için sana
hangi duvar kıyısında
yollarına baka baka
nasıl ? manolya oldum,
gelmedin …
şimdi köksüz,
dalsız şimdi,
şimdi mayıssız,
ve sarı bir yaprak kadar canlı
solgunluğunca cansız
yummuşum gözlerimi çırılçıplak bir güzün koynunda
uyuyorum
rüyamda bir kiraz ağacının bembeyaz çiçekleri
ve tıpkı karanlıkta vurulan ak kuşlar gibi
usul usul
döne
döne
dökülüyorlar üzerime
ben
kar yağıyor
sanıyorum …
ve sen,
çocukluğumun kara tahtasına
bembeyaz bir tebeşirle
çizdiğim
kalbin
hayli geç kalan sahibi ________
bir şarkının karşılığı şiir gibi bekledim seni
güzelliği
mütevaziliğinde unutulmuş çiçekler gibi,
bekledim
bir kibrit sesine hasret üşüyen kandil
kelebek olmaya gönülsüz, kozasında yaşlanan tırtıl
ve yolcusunu bekleyen tek kişilik bir şehir gibi
bekledim
bekledim
ve bilmiyorum işitiyor musun ? bek le di ğim
ki eğer duyuyorsan
gelme
artık gelme
galiba,
sen doğmadan daha
ben ölüyorum
bak
tebeşir tozu içinde
ellerim …
____ ^^
(11) Yorum yaz! Baglanti
@

