güzeldir karanlığım ...

umutları,
ağrılarına yenilmiş sürgün bir kavmin
ağlayarak terk edilmiş avlularında
eski taştan,
yorgun bir kuyuyum ben,
suyum yıldızlara sebil
hüzünlerim, nihavend
ve kıyımda,
yaprakları
yalnızlıkları gibi içime dökülen bir ağacın gölgesi
susuyorum
dudaklarımda ses olmayı bekleyen bir kelime …
*
umutları,
kırıklarından sızmış yorgun bir sevinin
ağlayarak terk edilmiş sokaklarında
eski günden, yorgun bir anıyım ben
sözüm yalnızlara şiir
şahidim, toprağında kurumuş bir kiraz ağacı
ki yokluğu, boşluğumun kardeşi
şarkısıysa dudaklarımda yara
duruyorum öyle,
duruyorum kendimin çakıl taşı ülkesinde
bakışlarımda
herhangi bir teldeki
herhangi bir kırlangıcın hazin duruşu
kirpiklerinde, eylül
sonbaharın gelişine bütün gücenikliğiyle …
*
ah !
akarsuyunu kendi
denizini kendi
dalgasını, çakılını, rüzgarını kendi
çizip,
boyayan
bir çocuğun, yorgun nabzında
belli belirsiz bir çizgiyim ben, çağrılmayı unutan
ve hayat uzun, devrik bir cümle ezberimde
yaşamaksa bir sıkıntılar geçidi
bu yüzden sımsıkı kapalıyım
bu yüzden sımsıkı sürgülü ruhum, paslı bir kilitle
çünkü, kimi gezdirsem pişmanlıktı içimin avlusunu
çünkü, hangi takvimi beklesem
bir kalp kırıklığıydı zaman
ve çünkü, çocukluğum
mazi sokağının çoktan kuruyan çeşmelerinden biri
ve ömür,
tümü kucağımda akasya kokusuz bir demet gün
sırasız başlayıp,
noktasız bitiriyorum
hayalsiz uyuyup
alışkanlıktan uyandığım gibi
sonra nasılsa akşam oluyor
sonra neyse ki, akşam oluyor …
usulca bir gecenin
en dibine
çöküyorum …
*
umutları, ağrılarına yenilmiş sürgün bir kavmin
ağlayarak terk edilmiş avlularında
eski taştan,
yorgun bir kuyuyum ben
suyum yıldızlara sebil
hüzünlerim, nihavend
ve kıyımda
yaprakları yalnızlıkları gibi içime dökülen bir ağacın gölgesi
bir göçün en eski tarihçesiyim ben
bir figanın en eski lehçesi
ve bir kalbin,
suyu beklemeden boğuluşu bu kuraklık
ve boşluğum bu yüzden hüznün ikinci adı
ve bu yüzden solgun bir yürek resmidir çıkan
birleştirince
bütün çatlaklarımı ...
şimdi sen
içime bakmak için büyüyüp eğilen
narin
çiçek,
hiç yorma umudunu olur mu
hiç yorma,
hiç yorulma
ve hiç arama boşuna ışık
arama …
çünkü içim zifiri karanlık …
içim,
çok karanlık …
gitmek istersin sanırım
ki gitmek istersen anlarım
ama yine de gitme,
gitme, bekle
ilkin gözlerin alışsın
ilkin gözlerin …
ve korkma
korkma
güzeldir
karanlığım …
belki,
seversin …
____ ^^
(21) Yorum yaz! Baglanti
@
